TÜRKİYE'NİN PISA PERFORMANSI VE ÖĞRETİM SÜRESİ DEZAVANTAJI: TEORİK PROJEKSİYONLAR VE BİKK MODELİ (özet versiyon)
- 27 Ara 2025
- 6 dakikada okunur

Yazar:
Erdal BALCI
BİKK - BODRUM İZGİ KÜLTÜR KOLEJİ ORTAOKULU
Kurucu Öğretmen
Bodrum, Muğla, Türkiye Aralık 2025
ÖZET
Bu çalışma, Türkiye'nin PISA 2022 performansını öğretim süresi perspektifinden ele almakta ve PISA'da ilk 10 sırada yer alan ülkelerin yıllık eğitim süreleriyle Türkiye arasındaki farkın öğrenci başarısı üzerindeki olası etkilerini teorik senaryolar üzerinden tartışmaktadır. Araştırma bulgularına göre, Türkiye'nin yıllık öğretim süresi (~840 saat) OECD ortalamasından (916 saat) 76 saat, PISA ilk 10 ülke ortalamasından (~950-1.000 saat) ise 110-160 saat daha kısadır. Bu durum, Türkiye'deki öğrencilerin "öğretim süresi bakımından dezavantajlı" konumda olduğunu göstermektedir. Uluslararası literatür (Lavy, 2015; Rivkin & Schiman, 2015; Bellei, 2009), öğretim süresinin artırılmasının - özellikle kaliteli öğretimle birleştiğinde - öğrenci başarısını olumlu yönde etkilediğini ortaya koymaktadır.Bu çalışmada, literatürden elde edilen katsayılar kullanılarak üç teorik senaryo geliştirilmiştir: (1) Kısa vade (3-4 yıl): Öğretim süresinin 1.000 saate çıkarılması ile matematik puanında 20-45 puanlık artış; (2) Orta vade (5-7 yıl): 1.100 saate çıkarılması ile 32-73 puanlık artış; (3) Uzun vade (10+ yıl): 1.200 saate çıkarılması ile 45-101 puanlık artış potansiyeli öngörülmektedir. Çalışma ayrıca, Bodrum İzgi Kültür Koleji Ortaokulu'nun (BIKK) yıllık 1.200 saat öğretim süresi sunan "zaman mimarisi" modelini incelemekte ve bu modelin Türkiye'de öğretim süresinin nasıl artırılabileceğine dair somut bir örnek teşkil ettiğini vurgulamaktadır. Ancak BIKK, PISA puanı üreten bir kurum olarak değil, yalnızca zaman tasarımı açısından bir referans noktası olarak ele alınmaktadır. Çalışmanın sonucunda, öğretim süresinin artırılmasının tek başına yeterli olmadığı, ancak etkili pedagojiler, yapılandırılmış müfredat, öğretmen kapasitesi ve sistematik izleme ile birleştiğinde Türkiye'nin PISA performansını OECD ortalamasına ve ötesine taşıyabileceği vurgulanmaktadır.
Anahtar Kelimeler: PISA, öğretim süresi, eğitim eşitsizliği, BIKK modeli, Türkiye eğitim sistemi, öğrenci başarısı, teorik projeksiyon
1. GİRİŞ
Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA), Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından her üç yılda bir düzenlenen ve 15 yaş grubu öğrencilerin matematik, okuma ve fen alanlarındaki yetkinliklerini değerlendiren kapsamlı bir araştırmadır. PISA sonuçları, ülkelerin eğitim sistemlerinin etkinliğini uluslararası bir perspektiften değerlendirme imkânı sunmakta ve eğitim politikalarının şekillendirilmesinde önemli bir referans noktası oluşturmaktadır (OECD, 2023a).Türkiye, PISA araştırmalarına 2003 yılından itibaren katılmaktadır. Son yirmi yıllık süreçte, özellikle fen ve okuma alanlarında kayda değer ilerlemeler kaydedilmiş olsa da, PISA 2022 sonuçları Türkiye'nin hâlâ OECD ortalamasının altında kaldığını ve özellikle PISA'da ilk 10 sırada yer alan ülkelerle arasında 60-100 puanlık önemli bir performans farkı bulunduğunu ortaya koymaktadır. Türkiye'nin matematik alanındaki performansı (453 puan) OECD ortalamasından (472 puan) 19 puan, PISA'da ilk 10 ülkenin ortalamasından (~540 puan) ise yaklaşık 87 puan geride kalmaktadır (OECD, 2023a).Eğitim sistemlerinin performansını etkileyen çok sayıda faktör bulunmaktadır: öğretmen kalitesi, müfredat yapısı, okul kaynakları, sosyoekonomik bağlam, öğrenci motivasyonu ve aile desteği bunlardan yalnızca birkaçıdır. Ancak bu faktörlerin arasında, literatürde giderek daha fazla ilgi gören ve ampirik araştırmalarla desteklenen bir değişken öne çıkmaktadır: öğretim süresi (instructional time). Carroll'un (1963) "Okul Öğrenme Modeli" ve Bloom'un (1974) "Tam Öğrenme Yaklaşımı", öğrenme için ayrılan zamanın öğrenci başarısının temel belirleyicilerinden biri olduğunu teorik olarak ortaya koymuştur. Son dönem ampirik çalışmalar (Lavy, 2015; Rivkin & Schiman, 2015; Bellei, 2009) ise öğretim süresinin artırılmasının - özellikle kaliteli öğretimle birleştiğinde - öğrenci başarısını olumlu yönde etkilediğini göstermektedir.
Araştırmanın Amacı ve Önemi
Bu çalışmanın temel amacı, Türkiye'nin PISA performansını öğretim süresi perspektifinden analiz etmek ve öğretim süresinin artırılmasının potansiyel etkilerini teorik senaryolar üzerinden tartışmaktır. Çalışma aşağıdaki spesifik hedeflere odaklanmaktadır:• Türkiye'nin PISA 2022 performansını OECD ortalaması ve PISA ilk 10 ülkesiyle karşılaştırmalı olarak değerlendirmek• Türkiye'nin yıllık öğretim süresini uluslararası standartlarla karşılaştırmak ve "öğretim süresi dezavantajı" kavramını tanımlamak• Uluslararası literatürden elde edilen bulgular ışığında, öğretim süresinin artırılmasının Türkiye'nin PISA performansı üzerindeki potansiyel etkilerini teorik olarak modellemek• BIKK'nin zaman mimarisi modelini inceleyerek, Türkiye'de öğretim süresinin nasıl artırılabileceğine dair somut bir örnek sunmak• Politika yapıcılar için kısa, orta ve uzun vadeli stratejik öneriler geliştirmek. Bu çalışma, Türkiye'nin eğitim politikalarının şekillendirilmesinde önemli bir katkı sunmayı hedeflemektedir. Özellikle, eğitim eşitsizliklerinin azaltılması ve tüm öğrencilerin daha fazla öğrenme fırsatına erişimi konusunda somut, kanıta dayalı öneriler sunmaktadır.
2. KURAMSAL ÇERÇEVE VE LİTERATÜR TARAMASI
Carroll'un Okul Öğrenme Modeli (1963)
John B. Carroll'un 1963 yılında geliştirdiği "Okul Öğrenme Modeli", eğitim literatüründe öğretim süresinin önemini vurgulayan temel teorik çerçevelerden biridir. Carroll, öğrenmenin beş temel değişkene bağlı olduğunu öne sürmüştür: (1) öğrencinin yeteneği, (2) öğrencinin öğretimi anlama yeteneği, (3) öğretim kalitesi, (4) öğrenme için harcanan zaman, ve (5) öğrenme için gereken zaman (Carroll, 1963).Carroll'a göre, öğrenme derecesi aşağıdaki formülle ifade edilebilir:Öğrenme Derecesi = Harcanan Zaman / Gereken Zaman.Bu model, öğretim süresinin sadece "nicel" bir değişken olmadığını, aynı zamanda öğrenme fırsatlarının eşitlenmesi açısından kritik bir "niteliksel" faktör olduğunu vurgulamaktadır.
Bloom'un Tam Öğrenme Yaklaşımı (1974)
Benjamin Bloom, Carroll'un modelini geliştirerek "Tam Öğrenme" (Mastery Learning) yaklaşımını ortaya koymuştur (Bloom, 1974). Bloom'a göre, tüm öğrenciler - yeterli zaman ve uygun öğretim koşulları sağlandığında - hedeflenen öğrenme çıktılarına ulaşabilir.Bloom'un yaklaşımının temel ilkeleri şunlardır:• Uygun öğretim kalitesi: Öğrencilerin bireysel ihtiyaçlarına göre uyarlanmış öğretim• Yeterli öğrenme zamanı: Her öğrenciye, kendi öğrenme hızına göre zaman tahsisi• Formatif değerlendirme: Öğrenme sürecinin düzenli olarak izlenmesi ve geri bildirim• Telafi ve destek mekanizmaları: Eksikliklerin giderilmesi için ek öğretim fırsatları
3. TÜRKİYE'NİN EĞİTİM SİSTEMİ VE ÖĞRETİM SÜRESİ ANALİZİ
Türkiye'nin PISA 2022 Performansı
Alan | Türkiye | OECD Ortalaması | Fark | PISA İlk 10 Ort. | Fark (İlk 10 ile) |
Matematik | 453 | 472 | -19 | ~540 | -87 |
Okuma | 456 | 476 | -20 | ~530 | -74 |
Fen | 476 | 485 | -9 | ~545 | -69 |
Kaynak: OECD (2023a) - PISA 2022 Results
4. BIKK MODELİNİN ANALİZİ
Bodrum İzgi Kültür Koleji Ortaokulu (BIKK), 2018 yılında Bodrum, Muğla'da kurulmuş bir özel ortaokuldur. Okulun vizyonu, "İyi, Güzel, Akıllı ve Adil Bir Eğitim Ekosistemi İçinde İzgili Öğrenciler Yetiştirmek" olarak tanımlanmıştır.BIKK'nin en dikkat çekici özelliği, MEB mevzuatlarına uygun olarak tasarlanmış kapsamlı zaman mimarisidir. MEB mevzuatlarına göre, BIKK'de yılda toplamda 1.200 saat eğitim ve 210 güne ulaşılmıştır. Bu süre, Türkiye'deki resmi ortaokulların ortalama 840 saat/yıl öğretim süresine kıyasla yaklaşık %43 daha fazladır ve PISA ilk 10 ülkelerinin ortalamasına (950-1.000 saat) yakındır.
5. BULGULAR VE TARTIŞMA: TEORİK PROJEKSİYON SENARYOLARI
Kısa Vade Senaryosu (3-4 Yıl)
Hedef: Türkiye'nin yıllık öğretim süresini 840 saatten 1.000 saate çıkarmasıSüre Artışı: 160 saatTeorik PISA Puanı Artışı:• Muhafazakâr: 160 × 0,125 = 20 puan• Orta: 160 × 0,20 = 32 puan• İyimser: 160 × 0,28 = 45 puanMatematik Puanı Projeksiyon:• Mevcut: 453 puan• Muhafazakâr senaryo: 473 puan• Orta senaryo: 485 puan (OECD ortalaması: 472)• İyimser senaryo: 498 puan
Orta Vade Senaryosu (5-7 Yıl)
Hedef: Türkiye'nin yıllık öğretim süresini 840 saatten 1.100 saate çıkarmasıSüre Artışı: 260 saatTeorik PISA Puanı Artışı:• Muhafazakâr: 260 × 0,125 = 32,5 puan• Orta: 260 × 0,20 = 52 puan• İyimser: 260 × 0,28 = 73 puanMatematik Puanı Projeksiyon:• Mevcut: 453 puan• Muhafazakâr senaryo: 485,5 puan• Orta senaryo: 505 puan• İyimser senaryo: 526 puan
Uzun Vade Senaryosu (10+ Yıl)
Hedef: Türkiye'nin yıllık öğretim süresini 840 saatten 1.200 saate çıkarması (BIKK seviyesi)Süre Artışı: 360 saatTeorik PISA Puanı Artışı:• Muhafazakâr: 360 × 0,125 = 45 puan• Orta: 360 × 0,20 = 72 puan• İyimser: 360 × 0,28 = 101 puanMatematik Puanı Projeksiyon:• Mevcut: 453 puan• Muhafazakâr senaryo: 498 puan• Orta senaryo: 525 puan• İyimser senaryo: 554 puan
6. POLİTİKA ÖNERİLERİ
Bu çalışmanın bulguları, Türkiye'nin eğitim politikalarına yönelik somut, kanıta dayalı öneriler geliştirme imkânı sunmaktadır. Öneriler, kısa (1-3 yıl), orta (3-7 yıl) ve uzun (7-15 yıl) vadeli stratejiler olarak yapılandırılmıştır.Kısa Vadeli Öneriler (1-3 Yıl):1. Destekleme ve Yetiştirme Kursları (DYK) Yeniden Tasarımı2. Pilot Uygulama Bölgeleri3. Öğretmen Yeterlikleri ve Profesyonel GelişimOrta Vadeli Öneriler (3-7 Yıl):1. Ulusal Ölçekte Telafi ve Zenginleştirme Süreleri Standardı2. Dijital Platform ve Çevrimdışı Destek Altyapısı3. İzleme ve Değerlendirme SistemiUzun Vadeli Öneriler (7-15 Yıl):1. Entegre "Zaman Politikası" İnşası2. Özel Sektör Teşvikleri ve BIKK Benzeri Modellerin Yaygınlaştırılması3. Uluslararası İşbirlikleri ve Karşılaştırmalı Öğrenme
7. SONUÇ
Bu çalışma, Türkiye'nin PISA 2022 performansını öğretim süresi perspektifinden ele almış ve öğretim süresinin artırılmasının potansiyel etkilerini teorik senaryolar üzerinden tartışmıştır.Ana bulgular:1. Türkiye'nin PISA performansı OECD ortalamasının altında kalmaktadır2. Türkiye'nin yıllık öğretim süresi (~840 saat) OECD ortalamasından (916 saat) ve PISA ilk 10 ülke ortalamasından (~975 saat) belirgin şekilde düşüktür3. Literatür, öğretim süresinin artırılmasının kaliteli öğretimle birleştiğinde öğrenci başarısını olumlu yönde etkilediğini göstermektedir4. Teorik projeksiyonlar, öğretim süresinin artırılmasının Türkiye'nin PISA performansını OECD ortalamasına ve ötesine taşıyabileceğini göstermektedirKritik başarı faktörleri:• Kalite önceliği• Bütüncül yaklaşım• Sistematik izleme• Sürdürülebilirlik• Toplumsal kabul2030 Hedefi: Türkiye'nin PISA performansını OECD ortalamasına ve ötesine taşımak2040 Hedefi: PISA'da ilk 10-15 ülke bandına girmek
8. KAYNAKLAR
Balcı, E. (2023, May 18). Special techniques and approach to teaching schoolchildren in Turkey [Conference presentation]. Russia-Islamic World KazanForum 2023, Kazan, Russian Federation.
Bellei, C. (2009). Does lengthening the school day increase students' academic achievement? Results from a natural experiment in Chile. Economics of Education Review, 28(5), 629–640.
Bloom, B. S. (1974). Time and learning. American Psychologist, 29(9), 682–688.
Carroll, J. B. (1963). A model of school learning. Teachers College Record, 64(8), 723–733.
Lavy, V. (2015). Do differences in schools' instruction time explain international achievement gaps in math, science, and reading? Evidence from developed and developing countries. The Economic Journal, 125(588), F397–F424.
OECD. (2023a). PISA 2022 Results (Volume I): The State of Learning and Equity in Education.
OECD Publishing.OECD. (2023b). Education at a Glance 2023: OECD Indicators. OECD Publishing.
Rivkin, S. G., & Schiman, J. C. (2015). Instruction time, classroom quality, and academic achievement. The Economic Journal, 125(588), F425–F448.






Yorumlar