top of page

Bursluluk Sınavı mı, Çocuğun Kalbi mi?

  • 9 saat önce
  • 3 dakikada okunur

İlkokulda hep birinci olan veya derece yapan bir çocuk, aynı gün girdiği üç bursluluk sınavından üç farklı sonuç alıyorsa; burada ölçülen yalnızca bilgi değildir.


Bir çocuk düşünün. Devlet okulunda okuyor. Henüz 10 yaşında.

Dört yıl boyunca aynı sınıf öğretmeni tarafından değerlendirildi.

Matematikten Fen Bilimlerine, Sosyal Bilgilerden Beden Eğitimine kadar tüm derslerin ölçme ve değerlendirmesi tek bir öğretmenin pedagojik bakışından geçti. İngilizce hariç.


Notları hep yüksekti. Spor, sanat gibi alanlarda arkadaşlarının önündeydi. Sınıfta “başarılı çocuk” olarak biliniyordu.


Öyle ki, 4. sınıfta matematik sınavından 100 üzerinden 90 aldığında, evde kısa bir sessizlik oldu. Kimse “başarısız” demedi ama herkes “daha iyi olabilirdi” diye düşündü.


Sonra bursluluk sınavları başladı.


Aynı Gün, Birden Fazla Sınav


Çocuğun yaşadığı ilçedeki neredeyse tüm özel ortaokullar, bursluluk sınavlarını aynı güne koymuştu. Bu durum ilk bakışta bir tesadüf ya da doğal bir takvim çakışması gibi görünebilir. Ancak ortada 10 yaşında bir çocuk vardı.


Aile, “Hepsine girmesi iyi olur” dedi.


Çocuk ise bunu, “Hepsine girmek zorundayım” diye hissetti.


Bugüne kadar hep birinci olmuştu. Ulusal deneme sınavlarında dereceler yapmıştı.


Ekonomik şartlar zordu; yüksek burs beklentisi bir tercih değil, bir ihtiyaçtı.


Derken cümleler çoğaldı:

  • “Şu okulun sınavı daha farklıydı.”

  • “Bu okulun soruları alışık olmadığımız türdendi.”

  • “Birinden %75 aldık, diğerinden %20.”


Ve kimse yüksek sesle şunu sormadı: Biz gerçekten aynı şeyi mi ölçüyoruz?


Bursluluk Sınavı Nedir, Ne Değildir?


Bu noktada duygularla değil, mevzuatla konuşmak gerekir.

Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan düzenlemeler açıkça şunu söyler: Özel okullar öğrenci seçme veya okula kabul amacıyla sınav yapamazlar. Yapılabilecek tek sınav, bursluluk amacıyla yapılan sınavdır.

Bu sınav:

  • Valilik izniyle yapılır

  • Ücretsizdir

  • Öğrenciyi eleme veya sıralama amacı taşımaz

  • Ölçme-değerlendirme çeşitliliği içermesi beklenir

Dolayısıyla bursluluk sınavı, okulun tercihine bırakılmış bir uygulama değil; yasal çerçevesi olan bir yükümlülüktür.


Burs, Okula Giriş Anlamına Gelmez


Bursluluk sınavı;

  • çocuğun değerini ölçmez,

  • geleceğini belirlemez,

  • onu diğer çocuklarla kıyaslamak için yapılmaz.


Burs; özel okulların, mevzuat gereği ayırmakla yükümlü olduğu ekonomik destek kontenjanının adıdır.


Bu nedenle aynı çocuk:

  • Bir okuldan %75,

  • Başka bir okuldan %20,

  • Bir diğerinden farklı bir oran alabilir.


Bu fark, çoğu zaman çocuğun akademik seviyesinden değil; okulun burs kontenjanı, sınav yapısı ve kendi iç düzenlemelerinden kaynaklanır.


Bakanlık Boyutu ve Hukuki Haklar


Bakanlık yalnızca özel okulların bursluluk sınavlarıyla sınırlı bir sistem yürütmez.

Her yıl yapılan merkezi bursluluk uygulamalarıyla; şehit ve gazi çocukları, engelli öğrenciler, sosyal ve ekonomik açıdan dezavantajlı gruplar tam burslu eğitim hakkı kazanırlar.

Bu öğrenciler, uygun görüldüğünde özel okullara da yerleştirilebilir. Yani bazı burslar bir “başarı sonucu” değil, hukuki anayasal bir haktır.


Standart Sanılan Yanlışlar


Yanlış olan şudur: Bir sınav sonucunu, çocuğun kişiliğiyle ya da potansiyeliyle özdeşleştirmek.

Doğru olan şudur: Burs oranı, okulun verdiği ekonomik destektir; pedagojik bir etiket değildir.


En Sessiz Taraf: Çocuğun Kalbi


Başa dönelim.

O 10 yaşındaki çocuk, hayatında ilk kez aynı gün birden fazla sınava girdi. İlk kez başarısının farklı yüzlerle değerlendirildiğini gördü. İlk kez “yetiyor muyum?” sorusuyla tanıştı.

Oysa ilkokuldan ortaokula geçiş bir eleme süreci değil, bir uyum süreci olmalıdır.

Bursluluk sınavları bu geçişi kolaylaştırmak için vardır; zorlaştırmak için değil.


Velilere Son Söz


Burs, çocuğun değeri değildir.

Bir sınav sonucu, kader değildir.

Doğru okul; çocuğun kendini güvende hissettiği, öğretmenin onu bir nottan ibaret görmediği, eğitimin merkezde olduğu okuldur.

Bu yazıyı bir itiraz olarak değil, bir rehber olarak okuyun.

Çünkü mesele burs değil; mesele çocuğun kalbidir.


Veliler İçin 7 Maddelik Net Rehber


  1. Bursluluk sınavını okula giriş sınavı sanmayın.

  2. Farklı burs oranlarını çocuğun başarısı olarak yorumlamayın.

  3. Sınav içeriklerini okulun genel eğitim yaklaşımıyla doğrudan eşitlemeyin.

  4. Bursun kapsamını mutlaka yazılı olarak sorun.

  5. Çocuğunuzu aynı gün birden fazla sınava girmeye zorlamayın.

  6. Başka çocukların burs oranlarını kıyas ölçütü yapmayın.

  7. Okul seçerken bursu değil, çocuğun uyumunu merkeze koyun.


Resmî Kaynakça

  1. Millî Eğitim Bakanlığı – Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği

  2. MEB Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü – Bursluluk Sınavları Uygulama Yazıları

  3. Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Resmî Okullarda Yatılılık, Bursluluk, Sosyal Yardımlar ve Okul Pansiyonları Yönetmeliği

  4. İlköğretim Kurumları Yönetmeliği (Ölçme ve değerlendirme esasları)

 

 
 
 

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page